SON DAKİKA

Milliyet Haberleri | Gündemi Yakından Takip Edin
Corona

Güzel Ergenim…

Güzel Ergenim…
Bu haber 01 Haziran 2024 - 12:15 'de eklendi. 74.958 kez görüntülendi.

 

Daha dün gibi her şey gözümün önünde.

Sen dünyaya gelmeden önce sadece ikimiz vardık. Beraber uzunca bir zaman geçirdik, sen sessizdin bense hep bir hareket halinde. Sürekli anlattım sana. Okuduğum kitapları, izlediğim dizileri, filmleri, dışarıdaki olayları anlattım. Kısacası hazırlamaya çalıştım seni bu dünyaya…

Dünyaya merhaba dediğinde belki de hazırdın her şeye….Tıpkı bir amazon gibi.

Yıllar çok çabuk geçti. Ve ben daha senin tadını alamadan ergenlik dönemi başladı.

İlk isyanlar, ilk hayırlar, ilk kapı çarpmalar derken iletişime kendini kapattın. Odan, dünyan oldu. Bazen 2 gün yüzünü göremedik. Bazen eve geldin, geldiğinden haberimiz bile olmadı.( modern hayat dediğimiz bireyselleşme)

Sevdiklerimle iletişimsiz kalmayı hiç sevemedim.

Arkadaşların ve telefonun en yakın dostun oldu. Kendince kurulların vardı. Hayattaki kendin ile ilgili sorunlardan kaçmak içinse çeşitli bahanelerin…

Seni anlamadığımızı,

Senin adına endişe etmememiz gerektiğini,

Kaygılarımızın yersiz olduğunu söyledin.

Kendince hedeflerin, vazgeçişlerin vardı.

Sana verilen özgürlükleri “hak” sandın.( bu dünyada kadınlar binlerce yıldır hakları için hala savaşırken bazı şeyler öyle kolay kazanılmıyor)

Biz destekleyici olmaya çalıştıkça senin kaçışların ve rahatından vazgeçmek istemeyişin vardı.

Söylediğimiz her şeyi yanlış anlayarak sana zarar verdiğimizi, seni eleştirdiğimizi düşündün.

Bizle savaşa girdin. Biz bir cephe değiliz ki savaşılacak. Esas hayat denen savaş o çok girmek istediğin 18 yaşından sonra başlıyor.

İyi birer ebeveyn olmadığımızı hep dile getirdin.

Biz de çok büyük sayılmazdık anne-baba olduğumuzda.

Seninle öğreniyoruz anne baba olmayı. Deniyoruz çoğu zaman yanılıyoruz. Okulu yok ki gidelim.

Bu arada biz de ergen olduk unutma! Her dönemin istekleri,umutları, beklentileri, saygı anlayışı, kültürü, müzikleri, dansları, konuşmaları bile farklı. Bunların biz de farkındayız.

Her bir sonraki kuşağın bir önceki kuşak ile konuşmaları aynı.“senin devrin kalmadı artık” biz de biliyoruz devrimizin kalmadığını sürekli bir değişim içinde olunduğunu. Elimizden geldiği kadar değişime kendimizi açıyoruz.

Unutma biz değişimin kendisiyiz. Bazen bir sınava girdiğimde ders yakın Türkiye tarihi ise ( “1985-2000” yılları arasında ) kendimi tarih kitabını yazmış gibi hissediyorum.” Ne tarihi ben bu dönemi yaşadım” diyorum. J

Biz annen baban olarak tarihi yazıp, koşulları değiştirip, hayatı sana daha kolaylaştırmak için mücadele ederek bu yaşları deneyimliyoruz. Yani sürekli gelişim ve değişim içerisindeyiz.” Bizim zamanımızda” diye başlayan sözlerimizi çok ciddiye almadığının farkındayız. Emin ol biz de büyüklerimizin almıyorduk. Bu koşularda değişim denen olayın farkındayız.

Bizler hatalarla, yanlışlarla büyüdük. Birçok şeyi yanlış deneyimleyerek doğruları gördük. Şimdi istiyoruz ki bizim hatalarımızı yapmayın. Bizden çok ileri de olun. Çünkü her bir nesil kendinden öncekilerden iyi olmalı. Sen de kendi deneyimini kendin yaşayacaksın. Ama unutma “aynı yoldan giderek yeni bir yer keşfedemezsin.” Yeni hatalar yap, yeni deneyimler edin.  Her koşulda yanında olacağız.

Şartlar ve imkan varken bunları değerlendirmelisin.

Kendi yapabilirliğine inanmak;

Zordur!

Emek ister!

Kendine yatırım yapmak gerekir!

Bazen konfor alanı diye bir şey bırakmaz.

En çok da seninle hayatta yapman gereken sorumlulukların yüzünden tartıştık.

Neden?

Neydi esas sorumluluğun?

Büyüdüğünde kendine yaratacağın yaşam standardın.

Çünkü her mesleğin getireceği yaşam standardı farklıydı. Bizler bunun farkına 2010-2020 yılları arasında vardık. Bizler için yeni bir oluşu, zorlayıcı olacağı için kendimizi kabullenerek senin kendine yatırım yapmanı bekliyoruz. Çünkü senin için bizler pek bir şey yapamayız. Ders çalışamayız, sınava giremeyiz. Bunun yerine eksik derslerden özel ders aldırırız, iyi etüt araştırırız, “ders çalış” deriz. Kısıtlıdır senin için elimizden gelen.

Tek yapman gereken o çok güzel tazecik beynini kendi için aktive etmen.

Bazı şeyler zordur. Zoru başarmak kendini iyi hissettir. Önemli olan da ilk zoru başarmaktır. Sana ilk zor geleni vazgeçmeden başardığında artık senin için başarının sonu olmayacaktır.

Şu söz de hep aklında olsun güzel ergenim;

“İnsanın nefsine ağır gelen hakkında hayırlıdır.”

Ergenliğin bitip hormonların normal seviyeye geldiğinde yanimantıklı düşünmeye başladığında büyüdüğünü fark edeceksin.

Anne ve babanla savaşın bittiğinde hayatla savaşın başlayacak.

Keşkelerin olmaması dileği ile.

Saygılarımla;

Süreyya KOCADAĞ

Sosyolog

Uzm. Aile Danışmanı-Dikkat Eğitmeni

Eğitim Danışmanı

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER